İçeriğe geç
NUMA MADE

Kıyıköy Yüzüğü

Kırklareli — Kıyıköy arazi mühür yüzüğü
Sürükleyerek döndür — yüzüğünüz böyle gözükecek

₺7.000₺4.900%30 indirim

KDV dahil · Kargo ücretsiz — tüm Türkiye’ye

Malzeme: 925 Gümüş

Ürün çeşidi:

Kıyıköy Yüzüğü

₺7.000₺4.900

Tasarla

Yüzüğün Hikâyesi

Bizans surlarıyla çevrili burun — Pabuçdere ile Kazandere arasında.

Ksenophon, ‘Anabasis’ isimli eserinde Pers topraklarından dönen On Binler’in Trakya kıyılarındaki yolculuğunu anlatırken Salmydessos adında bir yerden söz eder. Burada deniz sığdır ve fırtınalarda pek çok gemi karaya oturur; kıyıda yaşayan Traklar ise sahili taşlarla aralarında paylaşmış, herkes kendi payına düşen kıyıya vuran enkazı toplarmış… Peki bu Salmydessos neresiydi? Pek çok tarihçiye göre bugünkü Kıyıköy’ün bulunduğu kıyı.

Kıyıköy’ün Bizans dönemindeki adı Medeia idi; uzun yıllar da Midye diye anıldı. İki derenin, Pabuçdere ile Kazandere’nin denize kavuştuğu bir burnun üzerine kurulan kasaba, hâlâ Bizans surlarının içinde yaşar. Surların kapısından girip dar sokaklarda yürürken insan kendini bir zaman tünelinden geçmiş gibi hisseder… Surların bazı bölümleri evlerin duvarlarına karışmıştır; tarih burada bir vitrinde değil, avlularda, bahçelerde yaşar.

Kasabanın hemen dışında ise kayaya oyulmuş Aya Nikola Manastırı durur. Bizans döneminden kalan bu manastır, derenin kıyısındaki kayalığa oyulmuş odaları, şapeli ve sessizliğiyle asırlardır aynı yerde bekler. Dereler ormanların içinden kıvrılarak gelir, kayıklar derelerin ağzında sallanır, Karadeniz ise her zamanki gibi kıyıya vurur. Kıyıköy’de zaman, sanki surların dışında kalmayı tercih etmiştir.

Kıyıköy’ün balıkçıları sabahları derelerin ağzından denize açılır, akşam olunca aynı ağızdan geri döner. Kasabanın kahvelerinde konuşulan şey çoğu zaman havadır, rüzgârdır, dalgadır; Karadeniz’de bunlar hiçbir zaman sıradan bir sohbet konusu olmamıştır… Ksenophon’un anlattığı o sığ ve tehlikeli kıyıyı bugün hâlâ saygıyla anmak, belki de bu kasabanın en eski geleneğidir.

Pabuçdere ile Kazandere arasındaki burun, derelerin kıvrıldığı ormanlık vadiler ve Karadeniz kıyısı şimdi gümüşün üzerinde yükseliyor. Bir zamanlar enkaz toplanan bu kıyıdan, bugün yalnızca hikâyeler toplanıyor…

Bu yüzük bir görselden değil, Kıyıköy karesinin gerçek yükseklik verisinden üretilir: zirveler, sırtlar ve vadiler milimetrik kabartma olarak tablaya işlenir. Ekranda 3B önizlemede gördüğün yüzey, kayıp mum tekniğiyle tek parça olarak dökülür — kabartma sonradan yapıştırılmaz, yüzüğün kendisidir.

Özellikler

Ürün tipi
Arazi mühür yüzüğü (signet)
Tabla
~14 × 11 mm, yuvarlatılmış köşe
Bant genişliği
5.6 mm
Bant kalınlığı
1.8 mm (konfor iç yüzey)
Kabartma derinliği
4.5 mm’ye kadar (ayara göre)
Malzeme
925 Gümüş
Tahmini ağırlık
≈ 9–16 g (ölçüye göre)
Menşe
Türkiye

Teslimat, Değişim & İade

Teslimat

Üretim + teslimat toplam 5–14 gün. Kargo tüm Türkiye’ye ücretsizdir.

Ölçü değişimi

Yüzük parmağına olmadıysa teslimattan sonraki 14 gün içinde bir kez, aynı tasarımı yeni ölçünde yeniden üretiriz: ₺600 (KDV dahil) işçilik bedeli ve gidiş-dönüş kargo ücreti sana aittir.

Cayma & iade

Bu ürün sipariş üzerine, sana özel üretilir. Kişiye özel hazırlanan mallarda cayma hakkı (14 gün içinde sebepsiz iade) yoktur; kusurlu ürün hakların saklıdır.

Tüm koşullar: İade ve Değişim

Kolye İstersen

Kıyıköy karesi aynı teknikle boynunda taşıyacağın bir plakaya da işlenir: daire ya da jeton biçiminde, dört boyda. Kıyıköy Kolyesi