Galata & Beyoğlu Yüzüğü

₺7.000₺4.900%30 indirim
KDV dahil · Kargo ücretsiz — tüm Türkiye’ye
Malzeme: 925 Gümüş
Ürün çeşidi:
Yüzüğün Hikâyesi
Galata Kulesi’nden Taksim’e tırmanan sırt — Haliç’in karşı yakası.
Hiç bir kulenin tepesinden kanatlanıp denizin öbür yakasına uçmayı hayal ettiniz mi? Evliya Çelebi’nin anlattığına göre biri bunu hayal etmekle kalmamış… Sultan IV. Murad devrinde Hezârfen Ahmed Çelebi, kendi yaptığı kanatlarla Galata Kulesi’nden havalanmış ve Boğaz’ı aşarak Üsküdar’da, Doğancılar’a konmuş. Hikâyenin gerisi pek de iç açıcı değil; anlatılana göre sultan, böylesine korkusuz bir adamın tehlikeli olabileceğini düşünerek onu Cezayir’e sürmüştür.
Kulenin kendisi ise çok daha eski bir hikâyenin parçasıdır. 14. yüzyılın ortasında Cenevizliler tarafından, Haliç’in karşı yakasındaki kolonilerini korumak için yapılan kule, asırlar boyunca kimi zaman gözetleme, kimi zaman yangın kulesi olarak şehri seyretti. İstanbul’un ahşap evleri düşünülünce, yangın gözcülerinin pek de rahat bir uyku uyuyamadığını tahmin etmek zor olmasa gerek…
Kuleden Taksim’e doğru tırmanan sırt ise zamanla Pera, sonra da Beyoğlu oldu. Elçiliklerin, pasajların, tiyatroların sıralandığı Cadde-i Kebir bugün İstiklal adıyla bilinir. Yokuşu çıkmaktan yorulanlar için 1875’te açılan Tünel ise, Londra’dakinin ardından dünyanın en eski yeraltı hatlarından biri olarak Karaköy ile Beyoğlu arasında hâlâ gidip gelir. Görüyorsunuz ya, bu sırtta insanlar hep yukarı çıkmanın bir yolunu aramış; kimi kanatla, kimi raylarla…
Kulenin tepesinden bugün bakanlar, Hezârfen’in gördüğü manzaranın pek de değişmediğini fark eder: aşağıda Haliç’in ağzı, karşıda Tarihi Yarımada’nın kubbeleri ve minareleri, ötede Boğaz’ın Marmara’ya açılan maviliği… Değişen yalnızca kuleye çıkmanın yolu; kanat yerine asansör, cesaret yerine bilet. Gerçi Hezârfen’in de uçmadan önce aynı yüksekliğe basamak basamak tırmandığını düşünmek, insana tuhaf bir yakınlık hissettiriyor.
Galata’dan Taksim’e tırmanan o sırt, Haliç’in kıyısı ve karşı yakanın yamaçları şimdi gümüşün üzerinde yükseliyor. Hezârfen’in kanatları çoktan kaybolmuş olsa da, bu sırttan bakınca uçmanın ne demek olduğunu anlamak hâlâ mümkün…
Bu yüzük bir görselden değil, Galata & Beyoğlu karesinin gerçek yükseklik verisinden üretilir: zirveler, sırtlar ve vadiler milimetrik kabartma olarak tablaya işlenir. Ekranda 3B önizlemede gördüğün yüzey, kayıp mum tekniğiyle tek parça olarak dökülür — kabartma sonradan yapıştırılmaz, yüzüğün kendisidir.
Özellikler
- Ürün tipi
- Arazi mühür yüzüğü (signet)
- Tabla
- ~14 × 11 mm, yuvarlatılmış köşe
- Bant genişliği
- 5.6 mm
- Bant kalınlığı
- 1.8 mm (konfor iç yüzey)
- Kabartma derinliği
- 4.5 mm’ye kadar (ayara göre)
- Malzeme
- 925 Gümüş
- Tahmini ağırlık
- ≈ 9–16 g (ölçüye göre)
- Menşe
- Türkiye
Teslimat, Değişim & İade
Teslimat
Üretim + teslimat toplam 5–14 gün. Kargo tüm Türkiye’ye ücretsizdir.
Ölçü değişimi
Yüzük parmağına olmadıysa teslimattan sonraki 14 gün içinde bir kez, aynı tasarımı yeni ölçünde yeniden üretiriz: ₺600 (KDV dahil) işçilik bedeli ve gidiş-dönüş kargo ücreti sana aittir.
Cayma & iade
Bu ürün sipariş üzerine, sana özel üretilir. Kişiye özel hazırlanan mallarda cayma hakkı (14 gün içinde sebepsiz iade) yoktur; kusurlu ürün hakların saklıdır.
Tüm koşullar: İade ve Değişim
Kolye İstersen
Galata & Beyoğlu karesi aynı teknikle boynunda taşıyacağın bir plakaya da işlenir: daire ya da jeton biçiminde, dört boyda. Galata & Beyoğlu Kolyesi







