Haliç ve Tarihi Yarımada Yüzüğü

₺7.000₺4.900%30 indirim
KDV dahil · Kargo ücretsiz — tüm Türkiye’ye
Malzeme: 925 Gümüş
Ölçü değişimi: Yüzük parmağına olmadıysa teslimattan sonraki 14 gün içinde bir kez, aynı tasarımı yeni ölçünde yeniden üretiriz: ₺600 (KDV dahil) işçilik bedeli ve gidiş-dönüş kargo ücreti sana aittir. Koşullar · Ölçü rehberi · Ölçü şeridini yazdır
Tahmini teslimat: 5–14 gün. Her yüzük siparişten sonra senin ölçünde dökülür; üretim bugün sipariş verirsen yarın başlar.
Yüzüğün Hikâyesi
Suriçi, Haliç ve Boğaz girişi — imparatorlukların merkezi.
“Ne içindeyim zamanın, / Ne de büsbütün dışında…” der Ahmet Hamdi Tanpınar. Bu dizeleri her okuduğumda aklıma Tarihi Yarımada gelir. Surların içinde yürürken insan ne tam zamanın içinde ne de büsbütün dışında hisseder kendini; bir adımı Bizans’ın mozaiklerine, bir adımı Osmanlı’nın kubbelerine basar, başını kaldırdığında ise bugünün martılarıyla göz göze gelir…
Kadrajımızın bir ucunda Byzas’ın fırtınadan kaçıp demir attığı Sarayburnu, öbür yanında şehrin kalbine doğru kıvrılan Haliç var. Eskiler ona Khrysokeras, yani Altın Boynuz derdi. Kimine göre gün batarken sularına dökülen altın ışık yüzünden, kimine göre bu korunaklı limandan şehre akan zenginlik yüzünden… Hangisinin doğru olduğunu bilmiyoruz; fakat şu kesin ki bu boynuz, asırlar boyunca imparatorlukların en kıymetli hazinesi oldu.
Bizanslılar da bunun farkındaydı. 1453 baharında Haliç’in ağzı iki kıyı arasına gerilen demir bir setle kapatılmış, tek bir düşman gemisi bile bu sulara girememişti. Peki hiçbir geminin giremediği Haliç’te bir sabah onlarca Osmanlı gemisi nasıl belirdi? 22 Nisan 1453 sabahı surların üstündekiler gözlerine inanamadı: henüz yirmi bir yaşındaki genç sultanın gemileri, bir gece boyunca yağlanmış kızaklar üzerinde Galata’nın ardındaki tepelerden karadan yürütülmüş ve Haliç’e indirilmişti… Gemilerin karada yürüdüğünü gören Bizanslıların o sabah neler düşündüğünü tam olarak bilemiyoruz; ama pek de iç açıcı şeyler olmasa gerek.
Bugün Haliç’in kıyısında durup Süleymaniye’nin kubbelerine baktığınızda o gecenin fısıltısını hâlâ duyabilirsiniz; gelin, birlikte dinleyelim… Yedi tepenin kıvrımları, altın boynuzun kıyıları ve Boğaz’ın ağzı şimdi gümüşün üzerinde; ne zamanın tam içinde ne de büsbütün dışında…
Bu yüzük bir görselden değil, Haliç ve Tarihi Yarımada karesinin gerçek yükseklik verisinden üretilir: zirveler, sırtlar ve vadiler milimetrik kabartma olarak tablaya işlenir. Ekranda 3B önizlemede gördüğün yüzey, kayıp mum tekniğiyle tek parça olarak dökülür — kabartma sonradan yapıştırılmaz, yüzüğün kendisidir.
- Ekranda gördüğün, dökülecek olanın ta kendisi
- Senin ölçünde, siparişten sonra üretilir
- Elde polisajlanır, kişiye özel kutuda gönderilir
- Tarzı, kabartmayı ve bant profilini sipariş adımlarında kendin seç
Özellikler
- Ürün tipi
- Arazi mühür yüzüğü (signet)
- Kabartma kaynağı
- Gerçek yükseklik verisi — Haliç ve Tarihi Yarımada (8.9 × 8.9 km kare)
- Tabla
- ~14 × 11 mm, yuvarlatılmış köşe
- Bant genişliği
- 5.6 mm
- Bant kalınlığı
- 1.8 mm (konfor iç yüzey)
- Kabartma derinliği
- 4.5 mm’ye kadar (ayara göre)
- Malzeme
- 925 Gümüş
- Üretim tekniği
- Kayıp mum yöntemiyle tek parça döküm, elde polisaj
- Tahmini ağırlık
- ≈ 9–16 g (ölçüye göre)
- Menşe
- Türkiye — atölyede üretilir, tüm Türkiye’ye gönderilir
Teslimat, Değişim & İade
Teslimat
Üretim + teslimat toplam 5–14 gün. Kargo tüm Türkiye’ye ücretsizdir.
Ölçü değişimi
Yüzük parmağına olmadıysa teslimattan sonraki 14 gün içinde bir kez, aynı tasarımı yeni ölçünde yeniden üretiriz: ₺600 (KDV dahil) işçilik bedeli ve gidiş-dönüş kargo ücreti sana aittir.
Cayma & iade
Bu ürün sipariş üzerine, sana özel üretilir. Kişiye özel hazırlanan mallarda cayma hakkı (14 gün içinde sebepsiz iade) yoktur; kusurlu ürün hakların saklıdır.
Tüm koşullar: İade ve Değişim
Kolye İstersen
Haliç ve Tarihi Yarımada karesi aynı teknikle boynunda taşıyacağın bir plakaya da işlenir: daire ya da jeton biçiminde, dört boyda. Haliç ve Tarihi Yarımada Kolyesi







