Çeşme & Alaçatı Yüzüğü

₺7.000₺4.900%30 indirim
KDV dahil · Kargo ücretsiz — tüm Türkiye’ye
Malzeme: 925 Gümüş
Ürün çeşidi:
Yüzüğün Hikâyesi
Yarımadanın ucunda rüzgârlı koylar, yel değirmenleri ve Çeşme Kalesi.
Rüzgârı görebilir miyiz? Göremeyiz elbette; ama Alaçatı’da neyi salladığını, neyi döndürdüğünü, kimi denize çağırdığını görürüz. Yarımadanın ucunda, Sakız Adası’nın karşısında uzanan bu kıyıda rüzgâr bir misafir değil, ev sahibidir… Tepelerdeki taş yel değirmenleri asırlarca onun gücüyle buğday öğüttü; bugün ise aynı rüzgâr koylarda rengârenk yelkenleri sürüklüyor. Karşıda Sakız’ın silueti hep oradadır; iki kıyı arasındaki bu dar su, asırlardır aynı rüzgârı paylaşır…
Çeşme adını, rivayete göre, yarımadanın dört bir yanına dağılmış sayısız çeşmeden alır. Limanın başında ise II. Bayezid döneminde, 16. yüzyılın başında yükseltilen kale durur. Kalenin önündeki heykel mutlaka dikkatinizi çekecektir: yanında bir aslanla duran Cezayirli Gazi Hasan Paşa. Kaptan-ı Derya olmadan çok önce, 1770’te Osmanlı donanmasının Çeşme limanında yandığı o acı gecenin sağ kalanlarındandı; sonraları nereye gitse aslanını da yanında götürdüğü anlatılır. Aslanıyla dolaşan bir paşanın karşısına çıkan tüccarların pazarlıkta pek de ısrarcı olmadığını tahmin etmek zor olmasa gerek…
Alaçatı’nın hikâyesi ise bir bataklıkla başlar. Anlatılanlara göre 19. yüzyılda ovanın sıtma saçan bataklığını kurutmak için adalardan işçiler getirilmiş, onlar da buraya yerleşip taş evleri, dar sokakları ve bağlarıyla bugünkü kasabayı kurmuştu. Nüfus mübadelesiyle kasabanın sakinleri değişti, Rumeli’den gelen yeni hayatlar aynı kapıları açtı; ama taş evler yerinde kaldı. Bugün aynı sokaklarda begonviller duvarlardan taşar, pencereler rüzgâra açılır. Sanki rüzgâr gibi onlar da kimseye ait olmadan herkesin oldu…
Bu kadraj; yel değirmenlerinin durduğu tepeleri, rüzgârın dövdüğü koyları ve Çeşme Kalesi’nin oturduğu kıyıyı gümüşe taşıyor. Rüzgârı göremiyoruz, doğru; ama neyi şekillendirdiğini artık avucunuzun içinde görebilirsiniz…
Bu yüzük bir görselden değil, Çeşme & Alaçatı karesinin gerçek yükseklik verisinden üretilir: zirveler, sırtlar ve vadiler milimetrik kabartma olarak tablaya işlenir. Ekranda 3B önizlemede gördüğün yüzey, kayıp mum tekniğiyle tek parça olarak dökülür — kabartma sonradan yapıştırılmaz, yüzüğün kendisidir.
Özellikler
- Ürün tipi
- Arazi mühür yüzüğü (signet)
- Tabla
- ~14 × 11 mm, yuvarlatılmış köşe
- Bant genişliği
- 5.6 mm
- Bant kalınlığı
- 1.8 mm (konfor iç yüzey)
- Kabartma derinliği
- 4.5 mm’ye kadar (ayara göre)
- Malzeme
- 925 Gümüş
- Tahmini ağırlık
- ≈ 9–16 g (ölçüye göre)
- Menşe
- Türkiye
Teslimat, Değişim & İade
Teslimat
Üretim + teslimat toplam 5–14 gün. Kargo tüm Türkiye’ye ücretsizdir.
Ölçü değişimi
Yüzük parmağına olmadıysa teslimattan sonraki 14 gün içinde bir kez, aynı tasarımı yeni ölçünde yeniden üretiriz: ₺600 (KDV dahil) işçilik bedeli ve gidiş-dönüş kargo ücreti sana aittir.
Cayma & iade
Bu ürün sipariş üzerine, sana özel üretilir. Kişiye özel hazırlanan mallarda cayma hakkı (14 gün içinde sebepsiz iade) yoktur; kusurlu ürün hakların saklıdır.
Tüm koşullar: İade ve Değişim
Kolye İstersen
Çeşme & Alaçatı karesi aynı teknikle boynunda taşıyacağın bir plakaya da işlenir: daire ya da jeton biçiminde, dört boyda. Çeşme & Alaçatı Kolyesi







