Antakya & Habib-i Neccar Kolyesi

₺7.000₺4.900%30 indirim
KDV dahil · Kargo ücretsiz — tüm Türkiye’ye
Malzeme: 925 Gümüş
Tahmini teslimat: 5–14 gün. Her kolye siparişten sonra dökülür; üretim bugün sipariş verirsen yarın başlar.
Kolyenin Hikâyesi
Asi Nehri’nin iki yakasına kurulu eski Antiokheia ve üstündeki dağ.
“Ne ağlarsın benim zülfü siyahım / Bu da gelir bu da geçer ağlama” der Karacaoğlan. Bu dizeleri Antakya kadar iyi bilen, bu sabrı Antakya kadar çok sınanmış bir şehir var mıdır acaba? Gelin, Asi’nin iki yakasına kurulu bu kadim şehrin sesini birlikte dinleyelim…
MÖ 300 yılında Büyük İskender’in komutanlarından Seleukos I Nikator, Asi Nehri’nin kıyısında bir şehir kurdu ve ona babası Antiokhos’un adını verdi: Antiokheia. Şehir kısa sürede büyüdü, Roma döneminde imparatorluğun en büyük şehirlerinden biri oldu. Elçilerin İşleri’ne göre İsa’nın izinden gidenlere ilk kez burada “Hristiyan” denildi; kayaya oyulmuş Sen Piyer Kilisesi bugün hâlâ o ilk cemaatin sessizliğini saklar. Habib-i Neccar Camii ise Anadolu’nun en eski camilerinden biri sayılır… Kilise çanıyla ezan sesinin aynı sokağa karıştığı bu şehirde, farklı dillerin ve inançların asırlarca komşu olması şüphesiz bir tesadüf değildir.
Şehrin nehri de bir o kadar dikbaşlıdır. Anlatılana göre Asi, bölgedeki öteki nehirlerin aksine güneyden kuzeye aktığı için bu adı almıştır. Ve Antakya’nın mutfağı da en az nehri kadar kendine özgüdür; bir tabak künefenin başında tarihin tozlu sayfalarını konuşmak, bu şehirde pek de yadırganacak bir şey olmasa gerek…
Antakya tarih boyunca nice depremle yıkıldı; antik çağda da, ortaçağda da defalarca toprağa yattı ve her seferinde yeniden ayağa kalktı. Yakın geçmişte yine derin bir yara aldı. Ama bu şehrin hafızası bize bir şeyi açıkça söylüyor: Antakya yıkılır, fakat vazgeçmez. 1939’da anavatana katılan son toprak olan bu şehir, bugün de yeniden kurulmanın sabrını taşıyor.
Asi’nin iki yakası ve şehrin üzerinde yükselen Habib-i Neccar Dağı şimdi gümüşün üzerinde. Karacaoğlan’ın dediği gibi; bu da gelir, bu da geçer… Geriye şehrin kendisi kalır.
Bu kolye bir görselden değil, Antakya & Habib-i Neccar karesinin gerçek yükseklik verisinden üretilir: zirveler, sırtlar ve vadiler milimetrik kabartma olarak plakanın üstüne işlenir. Daire biçimi döküm kulbuyla, jeton biçimi tepesindeki delikle taşınır; ikisi de kayıp mum tekniğiyle tek parça dökülür — kabartma yapıştırma değildir, kolyenin kendisidir.
- Ekranda gördüğün, dökülecek olanın ta kendisi
- 2 boy: 15 mm, 25 mm
- Biçimi, kareyi ve kabartmayı sipariş adımlarında kendin seç
Bastığın Yerler Koleksiyonu
XIII / XIII · 23 Temmuz 1939
Antakya
Asi’nin iki yakasındaki şehir, anavatana katılan son topraktır. Habib-i Neccar Dağı’nın altındaki bu kadraj, “vatan” sözcüğünün bugünkü sınırlarını tamamlayan sayfadır.
Koleksiyonun tamamıÖzellikler
- Ürün tipi
- Arazi kolyesi (plaka)
- Kabartma kaynağı
- Gerçek yükseklik verisi — Antakya & Habib-i Neccar (6.5 × 6.5 km kare)
- Biçimler
- Daire (⌀ 25 mm, üstte halka kulp) · Jeton (14 × 25 mm, kemerli kenar, tepede ⌀ 3 mm asma deliği) — 25 mm boyda
- Boylar
- 15 mm · 25 mm (plakanın uzun kenarı)
- Plaka kalınlığı
- 1,25 mm, her boyda aynı
- Kabartma yüksekliği
- ≈ 3,3 mm (25 mm boyda, varsayılan ayar; boyla orantılı, III. adımda değişir)
- Malzeme
- 925 Gümüş
- Üretim tekniği
- Kayıp mum yöntemiyle tek parça döküm, elde polisaj
- Menşe
- Türkiye — atölyede üretilir, tüm Türkiye’ye gönderilir
Teslimat & İade
Teslimat
Üretim + teslimat toplam 5–14 gün. Kargo tüm Türkiye’ye ücretsizdir.
Cayma & iade
Bu ürün sipariş üzerine, sana özel üretilir. Kişiye özel hazırlanan mallarda cayma hakkı (14 gün içinde sebepsiz iade) yoktur; kusurlu ürün hakların saklıdır.
Tüm koşullar: İade ve Değişim
Yüzük İstersen
Antakya & Habib-i Neccar karesi aynı teknikle yüzüğe de işlenir: mühür, ince, disk, kare ya da dikdörtgen levha. Antakya & Habib-i Neccar Yüzüğü



















