Safranbolu Kolyesi

₺7.000₺4.900%30 indirim
KDV dahil · Kargo ücretsiz — tüm Türkiye’ye
Malzeme: 925 Gümüş
Tahmini teslimat: 5–14 gün. Her kolye siparişten sonra dökülür; üretim bugün sipariş verirsen yarın başlar.
Kolyenin Hikâyesi
Dünya mirası Osmanlı konakları — iki derenin arasındaki kasaba.
Bir şehrin adı bir çiçekten gelir mi? Safranbolu’da gelir. Mor taç yapraklarının ortasındaki kızıl tellerinden dünyanın en kıymetli baharatlarından biri elde edilen safran, bir zamanlar bu kasabanın çevresinde yetiştirilirdi. Adın ikinci yarısı ise tanıdık: tıpkı Bolu’daki gibi, eski “polis”, yani şehir sözcüğünden… Safran şehri, yani…
Ama Safranbolu’yu dünyaya tanıtan şey safranı değil, evleri oldu. İki derenin arasına sıkışmış çarşı bölgesinde yüzlerce Osmanlı konağı, taş zeminler üzerinde yükselen ahşap katlarıyla, cumbalarıyla, kiremit çatılarıyla asırlardır ayakta durur. Söylenene göre bu evler öyle bir düzenle yapılmıştır ki hiçbiri ötekinin manzarasını, güneşini kapatmaz… Komşuluk, burada mimarinin kendisidir.
Kasaba bir kervan yolunun üstündeydi. Tüccarlar, yolcular, deveciler burada konaklar; çarşının ortasındaki büyük Cinci Hanı bu kalabalığın evi olurdu. 17. yüzyıldan kalma han bugün hâlâ yolcularını ağırlıyor; yalnızca deve kervanları yerine başka türlü yolcular geliyor… Çarşının dar sokaklarında bugün hâlâ bakırcıların, demircilerin çekiç sesleri duyulur; safranlı zerdenin, lokumun kokusu dükkânlardan sokağa taşar. Konakların içinde ise duvara gömülü dolaplar, yüklükler, sedirler… Evler, içlerinde yaşanacak hayatın en küçük ayrıntısı düşünülerek kurulmuştur; her oda, kendi başına küçük bir ev gibidir.
Ve 1994’te Safranbolu, tek tek yapılarıyla değil sokak dokusunun bütünüyle UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne girdi. Bir kasabanın bütünüyle korunmaya değer görülmesi, aslında bir yaşam biçiminin korunmaya değer görülmesidir: komşunun güneşine saygı gösteren, misafirini handa ağırlayan, zamanın akışına sabırla direnen bir yaşamın…
İki derenin oyduğu vadiler ve kasabanın yaslandığı yamaçlar şimdi gümüşün üzerinde yükseliyor. Safran belki artık eskisi kadar yetişmiyor; ama kasaba, adının hakkını hâlâ veriyor…
Bu kolye bir görselden değil, Safranbolu karesinin gerçek yükseklik verisinden üretilir: zirveler, sırtlar ve vadiler milimetrik kabartma olarak plakanın üstüne işlenir. Daire biçimi döküm kulbuyla, jeton biçimi tepesindeki delikle taşınır; ikisi de kayıp mum tekniğiyle tek parça dökülür — kabartma yapıştırma değildir, kolyenin kendisidir.
- Ekranda gördüğün, dökülecek olanın ta kendisi
- 2 boy: 15 mm, 25 mm
- Biçimi, kareyi ve kabartmayı sipariş adımlarında kendin seç
Dünya Mirası Koleksiyonu
VIII / XXII · 1994
Safranbolu
Kervan yolunun üstündeki Osmanlı kasabası: iki derenin arasına sıkışmış Çarşı bölgesinde yüzlerce korunmuş konak, han ve hamam. Şehir tek tek yapılarıyla değil, sokak dokusuyla bir bütün olarak listeye girdi.
Koleksiyonun tamamıÖzellikler
- Ürün tipi
- Arazi kolyesi (plaka)
- Kabartma kaynağı
- Gerçek yükseklik verisi — Safranbolu (4.6 × 4.6 km kare)
- Biçimler
- Daire (⌀ 25 mm, üstte halka kulp) · Jeton (14 × 25 mm, kemerli kenar, tepede ⌀ 3 mm asma deliği) — 25 mm boyda
- Boylar
- 15 mm · 25 mm (plakanın uzun kenarı)
- Plaka kalınlığı
- 1,25 mm, her boyda aynı
- Kabartma yüksekliği
- ≈ 3,3 mm (25 mm boyda, varsayılan ayar; boyla orantılı, III. adımda değişir)
- Malzeme
- 925 Gümüş
- Üretim tekniği
- Kayıp mum yöntemiyle tek parça döküm, elde polisaj
- Menşe
- Türkiye — atölyede üretilir, tüm Türkiye’ye gönderilir
Teslimat & İade
Teslimat
Üretim + teslimat toplam 5–14 gün. Kargo tüm Türkiye’ye ücretsizdir.
Cayma & iade
Bu ürün sipariş üzerine, sana özel üretilir. Kişiye özel hazırlanan mallarda cayma hakkı (14 gün içinde sebepsiz iade) yoktur; kusurlu ürün hakların saklıdır.
Tüm koşullar: İade ve Değişim
Yüzük İstersen
Safranbolu karesi aynı teknikle yüzüğe de işlenir: mühür, ince, disk, kare ya da dikdörtgen levha. Safranbolu Yüzüğü


























